Yüksek Mahkeme İçtihatlarına Ücretsiz Ulaşın Giriş Yap · Kayıt Ol · Soru Sor · İletişim
Anayasa Hukuku 17-01-2022 959 okunma

HAGB Kararına Rağmen Müsadere Kararı Verilmesi - Mülkiyet Hakkının İhlali

Bu kararı favorilerinize eklemek veya kopyalamak için giriş yapın veya üye olun.

Anayasa Mahkemesi
Esas No2018/1879
Karar No2018/1879
Karar Tarihi2021-10-07
Özet:
Anayasa Mahkemesinin Süleyman Başmeydan kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmeden müsadere hükmünün infazına girişilmesinin mülkiyet hakkına etkisi incelenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olan hükmün bir parçasını oluşturan müsaderenin temyizen incelenebilmesinin mümkün bulunmadığını kabul etmesinden hareket eden Anayasa Mahkemesi, esas hüküm ile birlikte askıda bir karar olduğu hâlde müsadere tedbirinin, yargılamanın nihai olarak sona ermesi beklenmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle birlikte infazına girişilmesinin malike aşırı külfet yüklediğini belirtmiştir. Sözü edilen kararda, kanun koyucunun müsadere kararı için farklı bir usul veya kanun yolu düzenleyebileceği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden de müsadereye ilişkin olarak farklı bir mekanizma da öngörebileceği ancak yapılan düzenlemenin ve uygulamanın Anayasa'nın 35. maddesinde öngörülen mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin gerekliliklere uygun olmasının ve bu çerçevede yeterli usul güvencelerini içermesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Kararda, kanun koyucunun her hâlde temyiz imkânı tanınması mecburi olmasa da böyle bir imkânın tanınması hâlinde hükmün askıya alınması, diğer bir deyişle müsaderenin hukuka uygun olup olmadığı hususunun kesinleşmesinin geriye bırakılmasının -belirli güvenceleri içermediği takdirde- müdahaleyi ölçüsüz kılacağını ifade ettiği açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi sonuç olarak mülkiyet hakkına müsadere yoluyla yapılan müdahalenin keyfî veya hukuka aykırı olup olmadığının ileri sürülebileceği bir yol olarak öngörülen temyiz yoluna başvuru imkânının askıya alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte müsadere kararının infazına girişilmesinin -yol açılan belirsizlik ve yeterli güvencelerin sağlanmadığı dikkate alındığında- başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği kanaatine varmıştır (Süleyman Başmeydan, §§ 57-63). Mevcut başvuruda Süleyman Başmeydan kararında ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmamaktadır. Bunun yanında müsadere kararına hükmedilmesi gereken hâllerde -temyiz yoluna başvuru imkânının askıya alındığı olgusu da gözetilerek- hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin uygulanmaması, dolayısıyla temyiz yolu askıya alınmayacak şekilde bir hüküm kurulması mülkiyet hakkına yönelik olarak yukarıda sözü edilen ihlalin ortaya çıkmasını engelleyebilecek bir çare niteliğindedir. Ancak somut olayda Sulh Ceza Mahkemesinin takdirini, mülkiyet hakkı ihlalinin ortaya çıkmasını önleyecek yönde kullanmadığı görülmektedir. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, müsadere kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesiyle birlikte infazı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/12/2017

...

🔒 Kararın devamını okuyabilmek için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor. www.kararmatik.com'a üyelik ücretsizdir!

Üye Girişi Yap  Ücretsiz Üye Ol

www.kararmatik.com'a üyelik ücretsizdir ve HER ZAMAN da ücretsiz olacaktır!

Bu kategorideki diğer içtihatlardan bazıları