Yüksek Mahkeme İçtihatlarına Ücretsiz Ulaşın Giriş Yap · Kayıt Ol · Soru Sor · İletişim
Ceza Hukuku 20 Nisan 2025, 08:44 884 okunma

Mahkeme Heyetine Eleştiri mi Hakaret mi? Sınırları Yargı Belirliyor

Bu kararı favorilerinize eklemek veya kopyalamak için giriş yapın veya üye olun.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi
Esas No2013/1490
Karar No2014/15256
Karar Tarihi2014-04-06
Özet:
Yargılamada sanığın, mahkemenin fakirlik belgesine ilişkin ara kararına dair verdiği dilekçede kullandığı ifadeler değerlendirildiğinde; söz konusu açıklamaların mahkeme heyetinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olmadığı, bu beyanların ağır eleştiri sınırları içinde kaldığı kabul edilmiştir. Sanığın "mahkemeniz hukuk bilgisine sahip değildir" ve "idare mahkemesi yapılanması memur kökenli hakimlerden oluşur" şeklindeki ifadeleri, her ne kadar sert ve rahatsız edici olsa da, somut olayda hakaret suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay, eleştiri ile hakaret arasındaki sınırı bir kez daha çizdi: Eleştiri, ağır da olsa ifade özgürlüğüdür; cezalandırılabilir olması için onur kırıcı bir boyuta ulaşması gerekir.

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda , sanığın oturduğu mülkün sahibi tarafından tecavüzün meni kararı verilmesinin talep edilmesi üzerine ... Kaymakamlığı'nca tecavüzün menine karar verildiği ve sanığın kararın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle.... İdare Mahkemesinde iptal davası açtığı, bilahare dava dilekçesiyle birlikte fakir olduğundan dolayı adli müzaheretten faydalanma talebinde bulunup bu konuda muhtarlıktan aldığı fakirlik kağıdını ibraz eden sanığın ayrıca yürütmeyi durdurma kararı verilmesini talep etmesi nedeniyle mahkeme heyetini oluşturan müştekilerin, mahkemenin 2009/899 Esas sayılı dava dosyasında sunulan fakirlik kağıdında ihtiyar heyeti azalarının da imzalarının olması gerektiğini belirtip bu husustaki eksikliğin giderilmesi yönünde ara kararla kesin süre vermesine müteakip sanığın mahkemeye sunduğu dilekçe ile müştekilere yönelik söylediği “vereceğiniz karar umrumda bile değil, mahkemeniz hukuk bilgisine sahip değildir, İdare Mahkemesinin yapılanmasını memur kökenli hakimlerden gelmişlerdir. Bundan dolayı da hukuk eğitimi almamış kimselerdir bu yüzden de ben mağdur olmaktayım...." şeklindeki sözlerin mahkeme heyetinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de;

Sabıkasız olan sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan cezanın ertelenmesi, hakaret suçundan dolayı somut (maddi) bir zararın oluşmaması ve mağdurun uğradığı manevi zararın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi ve sanığın 12.01.2011 tarihli celsede, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul etmesi karşısında, “sanığın istememesi nedeniyle CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

🖶 Kararı Yazdır

İlgili arama terimleri:
mahkeme heyetine hakaretağır eleştirirahatsız edici sözlerhakaret suçu

Bu kategorideki diğer içtihatlardan bazıları